15/7/2008

Soğuk su içmek terletiyor


Suyu soğuk içerek su ve mineral kaybınızı artırmayın.

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden kavurucu sıcaklarda vatandaşların başlıca serinleme yöntemi olan soğuk su içmenin terlemeyi arttırdığı, su ve mineral kaybında yükselmeye neden olduğu bildirildi.

ANİDEN İÇMEYİN

Uzmanlar, sıcak havalarda vatandaşların özellikle vücut hararetini düşürmesi için soğuk su içtiklerini ancak soğuk su içmenin vücuttaki harareti kesme yerine terleme fonksiyonunu artırdığını belirtiyor. Uzmanlar ayrıca solunum yollarında hassasiyet olan kişilerin soğuk su içme nedeniyle hasta olabileceğini ifade ediyor. Ayrıca uzmanlar, aniden içilen soğuk suyun terlemeyi arttırması nedeniyle vücutta su ve mineral kaybının arttığını, bunun da halsizliğe ve başka rahatsızlıklara neden olabileceğini ifade ederek, soğuk su içilecekse 1 dakika içinde ve yudum yudum içilmesinin daha sağlıklı olacağını vurguluyor.

Uzmanlar, gazlı ve diğer içeceklerin asla suyun yerini tutamayacağını da belirterek, her gün sabah kalktıktan sonra, yatarken ve yemeklerden sonra mutlaka 1 bardak su içilmesinin vücut fonksiyonlarını düzenleyeceğini ifade ediyor.

16/4/2008

Mantar özü meme kanserinin ilacı mı?

Doğu Asya'da yüzyıllardır tıbbi olarak kullanılan bir mantarın özünün, meme kanseri hücrelerinin büyümesini durdurabileceği bildirildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sonuçları ''British Journal of Cancer'' adlı dergide yayımlanan, Metodist Araştırma Enstitüsü'nün yaptığı araştırma çerçevesinde, Phellinus Linteus adlı mantarın muhtemelen, hücre büyümesiyle sonuçlanan sinyalleri kontrol eden, AKT diye bilinen bir enzimi bloke ederek kansere karşı bir etki oluşturduğu belirtildi.

Araştırmacı Dr. Daniel Sliva, meme kanseri üzerinde yapılan araştırmada, sözkonusu mantarın özünün, yeni kanser hücrelerinin kontrolsüz büyümesini indirgediğini, bu hücrelerin saldırgan tutumunu bastırdığını ve tümörü besleyen yeni damarları bloke ettiğini söyledi.

AA

15/4/2008

Mesane Kanseri

 

Mesane Kanseri
Erkek mesane kanseri olması riski kadınlardan üç kat daha fazladır. Amerika da her yıl yaklaşık kırk bin yeni mesane kanseri olayı teşhis edilir ve onbeş binden fazla ölümün nedeni bu hastalıktır. Mesane kanseri kırk yaşın altındakilerde nadiren görülür. Bunun en azından çevresel faktörlerle ilişkili oldu u düşünülmektedir. Bu hastalık sigara içenlerde boya, kimya ve lastik sanayiinde çalışan işçilerde daha fazla görülür.
Belirtiler

-İdrarda kan;
-Pelvik sancı (ön ve yanlardaki kalça kemiklerinde sancı);
-İdrar yapmada zorluk;


Teşhis
En sık görülen ilk belirti, ağrı ya da başka bir rahatsızlık olmaksızın, idrarda kan bulunmasıdır. Sık yapılan bir teşhis hatası, idrardaki bu kanın mesane iltihabına ba lanmasıdır. E er mesane kanserini düşündüren şikayetleriniz varsa, doktorunuz kanserli hücreleri saptamak üzere idrar tahlili yaptıracaktır. IVP denilen özel bir böbrek röntgeni çekilebilir ve doktorun mesanenin içini görebilmesi için, sistoskopi yapılacaktır. Sistoskopi sırasında, habis hücreler açısından mikroskop altında incelenmek üzere, mesane duvarından parça alınır.

Eğer kanser saptanırsa, doktorunuz kanserin hangi evrede oldu unu saptamak için, karın ya da pelvis tomografisi isteyebilir. Kanserin mesane dışına yayılıp yayılmadığını anlamak için yapılan testler, göğüs röntgeni ve kan tahlilleridir.

Eğer mesanedeki tümör küçükse ve mesaneyi kaplamamışsa, iyileşme şansı yüksektir. Bu türden mesane kanseri olan insanların yaklaşık %50si ile 70i arasında kalan kısmı üç yıllık bir süre içerisinde iyileşme gösterecektir. Ancak kanser yine de önemli olacaktır.

Kanseri kaslara ve ya dokusuna yayılan şahısların yaklaşık %45i radyasyon tedavisinin yapılmış olması koşuluyla en azından 5 yıl süreyle yaşarlar.

Mesane kanseri di er organlara da sıçrayan insanların büyük bir ço unlu u tedavi görse de 2 yıldan fazla yaşayamaz.

Tedavi
Yüzeysel mesane kanserindeki tedavi genellikle tümörün kendisinin alınması şeklindedir. Bunun için büyük bir ameliyat gerekmez, çünkü cerrah tümörü bir sistoskop aracılı ıyla alınabilir.

Yüzeysel tümörün alınmasından sonra biyopsiyi ihtiva eden sistoskopik de erlendirme her 3 ile 6 ayda bir kanserin yeniden oluşup oluşmadı ını belirlemek için yapılır. E er bu olay yinelenirse, tümör yeniden sistoskopi ile alınabilir. Ancak bu sefer gelecekteki mesane kanseri olasılı ını azaltmak için kanserle mücadele edici ilaçlar verilir.

E er hastalık mesane kasları ve ya dokusunu kaplarsa mesanenin kendisinin, erkeklerde de prostat bezinin de birlikte olmak üzere, alınması gerekir. İlerlemiş mesane kanseri olan kadınlarda da yumurtalıkların, rahmin ve vajinanın bir kısmının alınması gerekir.

Mesanenin alınması, idrarın geçece i bir açıklı ın yaratılmasını gerektirir. Bunu yapmanın de işik yolları vardır. En başarılı olan tekniklerden birinde üreterler, bir parça ba ırsaktan yapılmış yapay bir mesaneye ba lanırlar. Yani mesane göbe in yan tarafından vücudun iç kısmına tutturulur. Daha sonra idrarı giysilerin altından vücut üzerinde bir torbaya boşaltmak üzere karın duvarından bir delik açılır. Buna ileal kanal işlemi denir.

Bazı hekimler, invazif (yayılma gösteren) mesane kanseri için bu operasyondan sonra radyasyon terapisi ve kemoterapi önerirler. Tümör lenf ise kemoterapi kullanılabilir. Metastatik hastalı ı (diğer organlara yayılan kanser) olan şahısların %30 ile 70 i arasındaki kısmında kemoterapi kanserin yayılmasını kontrol altına almak ve a rıyı hafifletmek açısından yararlıdır. Ancak bunun yararı 6 aydan daha fazla sürmez ve kanser bu süreden sonra ilerlemeye devam eder.

Mesanenin ameliyat ile alınması veya radyasyon terapisi ile devam eden kemoterapinin bir kombinasyonu yayılma gösteren (invasiv) hastalı ı olan şahısların bazılarında yaşamı uzatır.