14/8/2008

LPG VE DOĞALGAZ YANGINLARI

LPG VE DOĞALGAZ YANGINLARI

LPG YANGINLARI

 

         Halk arasında tüp gaz veya kısaca tüp olarak bilinen LPG tüpleri taşıma kolaylığı nedeni ile ülkemizde çok kullanılan enerji kaynaklarında biridir.

          LPG açık havada gaz halinde bulunur. Hacmi sıvı haldekinin yaklaşık 300 katıdır.

         Sabit sıcaklıkta basıncı arttırılarak atmosferik basıncın üstünde bir basınçta sıvı hale getirilir ve 300 litrelik gaz hacmi 1 litreye indirilir.

         LPG tüpleri doldurulurken tüp içinde hacmi yaklaşık % 15’i kadar bir genişleme payı bırakılır. Bırakılan boşluk buharlaşan gazla dolar ve kullanılan gaz bu kısımdan çekilir. Bu nedenle tüpler daima dik durumda tutulmalıdır.

         Gaz çıkışı valf ve regülatörlerle kontrol edilir.

 

KAÇAK YERLERİ

 

         Ocak ve fırın muslukları kullanıldıkça aşınmasından veya iyi bir sıkı geçme olmamasından kaçak yapabilir.

         Regülâtör ile ocağı birbirine bağlayan hortumun takıldığı yerler kelepçe ile iyi sıkılmamış ise zamanla hortum elastikiyetini kaybedince buralardan kaçak olabilir.

         Eğer hortum ocağın tüpe yakın yerinden değil de ters tarafından bağlanmış ise sıcak tencerenin ve sivri bir cismin hortuma değmesi ile hortum zedelenmiş ve gaz kaçırıyor olabilir.

         Zorla takılmak istenmesi dolayısı ile regülatörün boğazı çatlamış ve zamanla gaz içinde bulunması muhtemel yabancı maddelerin etkisi ile diyafram bozulmuş ve regülatör gaz kaçırmış olabilir.

         Tüpte de kaçak olabilir.

                   a) Herhangi bir sebeple yay gibi emniyet valfından arıza meydana gelmesi dolayısı ile emniyet valfından kaçak olabilir.

                   b) Özellikle piknik tüplerinde valfın içine pislik kaçması milin kurcalanması veya valfın darbe yemesi nedenlerinden valfdan kaçak olabilir.

                   c) Diş kaptırma veya dişleri bozma sonucu valfın diş dibinden gaz kaçırabilir

 

KAÇAK ARAMA

 

         LPG havadan ağır olduğu için hemen havaya karışıp uçup dağılmaz. LPG kaçağından sızan gazlar döşemeye yayılır. Daha çukur yer bulursa oraya toplanır. (dolayısı ile toprak seviyesi altındaki bodrum ve benzeri yerlere tüp konulmamalıdır.)

         Birçok kaçak olayı; yanan bir ocağı kullanıcı tarafından farkında olmadığı bir zamanda ocağın sönmesi sonucu olur.

         Tüp dolap içine konuluyorsa dolabın kapağının üst ve alt tarafının mutlaka kapak sathının % 10’u kadar delik açılmalı veya kesilerek aralık verilmelidir. Bu durum dolapta hava akımını ve olası bir kaçak olayında kokunun bir an önce duyulmasını sağlar.

 

 

         Tüpün konulduğu yer el altında veya elin kolayca erişebileceği bir yerde olmalıdır. Bu özellik kullananın işi bitince regülatör düğmesini rahatça kapamasını sağlar.

         Fırın, ocak vb gibi LPG cihazı ile regülâtörü bağlayan plastik hortum en yakın mesafede bağlanmalı sıcak tencere ve fırın değecek şekilde bulunmamalıdır. Hasar görebilecek, kontrol edilemeyecek bir mesafe ve yerden geçirilmemelidir. Örneğin; Korunmasız olarak duvara gömmek tezgâh arkasından geçirmek gibi.

         Herhangi bir patlama da ani tutuşmayı önlemek için fırın ve ocağın çok yakınında yanıcı maddeler bulunmamalıdır. ,

 

 

         Ani bir rüzgârla ocağın sönmemesi için mümkün olduğu kadar tesisler pencere ve kapı arası gibi yerlerde olmamalıdır.

         Yemeklerin taşarak ocağı söndürmemesine dikkat edilmelidir.

 

         Tüp değiştirirken regülatör yeni tüpün valfı üzerine rahatça geçmiyorsa hiç bir zaman zorlanarak takılmamalıdır. Derhal bayiye haber verilerek valf boğaz contasının değiştirilmesi sağlanmalıdır.

 

GENEL BİLGİLER

 

         Ocağı yakarken regülatör düğmesini açtıktan sonra önce kibrit çakılmalı yanan kibrit beke yaklaştırılıp ocak düğmesi açılmalıdır.

         Piknik tüpleri soba, radyatör üstü ve yanı vb. gibi sıcak yerlere konulmamalıdır. Piknik tüplerinde emniyet sübabı olmadığından aşırı basıncı dışarı atamaz ve tüp yarılır.

         Yatılan yerlerde geceleri SPG tüpü bulundurulmamalıdır.

         Isınma amacı ile yakılan borusuz sobalar özellikle küçük odalarda oda içindeki havanın oksijenini tüketeceğinden ve uykuda olanlar bu durumu fark edemeyeceklerinden dolayı havasızlıktan boğulabilirler.

         Yanmayan, ancak regülatörü kapanmadığından cihazda kaçak yapan veya musluğu iyi kapanmamış piknik tüpünde kaçak varsa sızan gaz odaya yayılır.

         Havadan ağır olduğu için döşemeye doğru çöker ve yavaş yavaş hava ile karışarak tavana doğru yükselir. Bu hava gaz karışımında oksijen miktarı çok az olacağından odada uyuyanlar havasızlıktan boğulabilir.

         LPG gazları zehirsizdir. Zehirlenme deyimi yanlıştır. Olay havasızlıktan boğulma olayıdır

         Yedek tüpler balkon vb açık havada tutulmalıdır. Balkon yok ise tercihen ateş yakılmayan serin bir yerde bulundurulmalıdır.

  

KAÇAK DURUMUNDA YAPILACAK İŞLEMLER

 

         Esas tehlikeyi yaratan gaz kaçağının yanı sıra ne yapılacağının bilinmemesidir.

         Her şeyden önce telaşa kapılmamak gerekir. Soğukkanlı davranıldığı takdirde olayların büyük bir kısmı önlenmiş olur.

         Yapılacak iş, kaçağın olduğu yeri saptamak ve kaynağından kesmektir.

         Bu da çoğunlukla regülatörü tüpten çıkarmakla piknik tüplerinde musluğu sökmekle sanayi tüplerinde ise tüp valfını kapmakla olur.

 

KAÇAK DURUMUNDA YAPILACAK İŞLEMLER

 

         Esas tehlikeyi yaratan gaz kaçağının yanı sıra ne yapılacağının bilinmemesidir.

         Her şeyden önce telaşa kapılmamak gerekir. Soğukkanlı davranıldığı takdirde olayların büyük bir kısmı önlenmiş olur.

         Yapılacak iş, kaçağın olduğu yeri saptamak ve kaynağından kesmektir.

         Bu da çoğunlukla regülatörü tüpten çıkarmakla piknik tüplerinde musluğu sökmekle sanayi tüplerinde ise tüp valfını kapmakla olur.

 

ORTAMDA GAZ VARSA

 

        Lamba yakılmamalı, kibrit veya çakmak kullanılmamalıdır. Hemen Pencere açılarak ortamın havalandırılması sağlanmalıdır.

 

 

KAÇAK ALEV ALMIŞ İSE YAPILACAK İŞLER

 

         Eğer kaçak kaynağından kesilebiliyorsa alev söndürülür ve kaçak kesilir.

         Alev alan kaçak kaynaktan kesilemiyorsa yangının etrafa yayılması önlenir.

         Alevler tüpe değiyorsa o zaman yangının etrafa sıçramasını önlemekle beraber tüp üzerine su sıkılarak soğutulur.

         Tüpler ile ilgili yangınlarda tüpün devrilmesine müsaade edilmemelidir.

         Devrilmesi halinde buharlaşmış gaz yerine sıvı çıkabileceğinden yangının daha da büyümesine neden olur.

         Yanma regülatör ve/veya regülatör sonrası kısımlardan (hortum, ocak şofben vs) ise, regülatörün tüpten çıkarılmasıyla birlikte yangında sönecektir.

         Yanma tüpün kendisinde ise alevin etrafa sıçraması önlenmelidir. Etrafta başka ateş varsa söndürülmelidir.

         Tüpün durduğu yerde alevler bir tarafa zarar vermiyorsa, kontrol altında yanmaya bırakılmalı,

         Alev söndüğünde tüp açık havaya çıkarılmalı ve musluğu sökülmelidir.

 

SANAYİ TÜPLERİNDE

 

         Sanayi tesisinde alev almış tüpler varsa hemen tüplerin vanaları kapatılmalıdır. Kaçak % 95 ihtimalle sistemdedir. Vanalar kapanınca boru içindeki gaz kaçağı kendiliğinden sönecektir.

         Kaçak, tüp valfında ise, tüpün üstüne ve valfa su tutularak tüpe yaklaşılır ve valf kapatılır. Tüpün açık havada olması halinde, tüpe rüzgâr istikametinde yaklaşılır.

         Kaçak kesilemiyorsa (tüpün gövdesinde), diğer tüplerin valfları kapatılır. Su tutularak kaçak yapan tüpe yaklaşılır ve bağlantısından sökülür. Tüp çekilerek açık havaya alınır. Tüpün başka bir nesneyi tutuşturmamasına dikkat edilerek üzerine su tutulur ve boşalıncaya kadar yanmaya bırakılır.

 

DOĞALGAZ YANGINLARI

 

Tanımı ve fiziksel özellikleri

 

         Doğal gaz yeryüzünün alt katmanlarında başta metan ve etan olmak üzere çeşitli hidrokarbonlardan oluşan yanıcı bir gaz karışımıdır.

         Bugün, dünyada kullanımı en hızlı şekilde yaygınlaşan yakıt doğal gazdır. Kolay kullanılabilirliği, çevre dostu oluşu yanında yangın güvenliği açısından da daha güvenlidir.

         Doğal gazdaki metan oranı %80–98 oranlarında metan içeren ve iç enerji düzeyi yüksek olan kararsız yapılı bir gaz karışımıdır.

         Doğalgaz Korbonmonoksit ( CO ) içermez zehirsizdir.

         Yapısından ötürü havayla kolayca bir karışım oluşturabilir.

         Doğal gaz molekülleri havadan %65 daha hafif ve % 130 daha hızlıdırlar.

         Havadan daha hafif olduğu için (gaz/hava=0.650)  sızma halinde kapalı hacimlerde tavan kısmında toplanır.

         Doğal gazın kokusu yoktur. Kullanıma sunulmadan önce gaza koku veren maddeler ilave edilir. Koku için özel bir kimyasal madde kullanılır. 

 

YANMA ÖZELLİKLERİ

 

         Doğal gaz yanabilmesi için ortamda yeterli miktarda hava ve gaz karışımı olması gerekir.

         Ancak kapalı hacimde hava ile % 5-15 oranında karıştığı zaman patlayıcı bir özellik taşır.

         Kolaylıkla yanar ancak iyi bir havalandırma sağlanmazsa ortamda oksijen azalmasıyla boğulmaya neden olur.

         Yanabilir doğalgaz PATLAMAZ bu da onun en iyi yanıdır. Ancak gazı kesmeden söndürmeye kalkarsanız gelmekte olan gazın hiç bir yerde birikmeyeceğinden emin olmalısınız, çünkü birikirse patlama riski vardır.

         Tutuşma Sıcaklığı: 704 C°

 

DOĞAL GAZIN TAŞINMASI

 

1- Gaz halde basınç altında boru hatlarıyla,

2- Sıvı halde gemilerle.

         Dağıtım Şebekelerinden tüketiciye gaz, servis hatlarıyla bağlanır. Servis hatlarıyla dağıtım şebekesinde 4 Bar basınçta bulunan gaz kesme vanası ve basınç regülatörü bulunan servis kutusuna iletilir. Servis kutusunda gaz kullanıma göre 21–300 milibar’a düşürülür. Servis kutuları kilitli olup PEGAZ  ve İtfaiye personelinden başka kimse tarafından açılmamalıdır.

 

DOĞALGAZ KAÇAĞI HİSSEDİLDİĞİNDE YAPILMASI GEREKENLER

 

DAİRELERDE :

 

         Kapı girişinde bulunan sayaçtaki vana kapatılır.

         Vana tekrar açılmaz, 187' nolu telefonla veya telsizle İGDAŞ'a haber verilir.

         Bütün vanalar kapatılmalıdır,  Kapılar, Pencereler açılmalıdır,

         Konutta oturanlar uyarılmalı,

         Açık ateşle yaklaşılmamalı,

         Etraftakilerin sigara içmeleri, kıvılcım çıkartacak hareketlerde bulunmaları, zillere basmaları, elektrik düğmelerini kullanmaları, telefon ve zile dokunmaları önlenmelidir.

         Tavanlarda toplanan doğalgaz tavandan süpürülmeli çünkü doğalgaz havadan hafif olduğu için yukarı doğru çıkar ve tavanda birikir.

24/4/2008

Volkswagen Yeni modellerle çok iddialı geliyor.

Yeni modellerle çok iddialı geliyoruz, pazar payımızı yüzde 10'a çıkaracağız

 
Eren Güler / hurriyet.com.tr
Yeni modellerle çok iddialı geliyoruz, pazar payımızı yüzde 10'a çıkaracağız
Volkswagen Binek Araç Genel Müdürü Vedat Uygun, bu yıl üç yeni model getireceklerini ve pazar paylarını 2010 yılına kadar yüzde 10'a çıkaracaklarını söyledi.

En çok sattıkları aracın Passat olduğunu belirten Uygun, önümüzdeki yıldan itibaren Volkswagen'in tüm modellerinde yenileme çalışmalarının başlayacağını ve 2011 yılına kadar ürün gamının tamamen yenilenmiş olacağını anlattı. Uygun, önümüzdeki günlerde otomobil fiyatlarına yeni zamlar gelebileceğine de dikkat çekti...

Volkswagen Genel Müdürü Vedat Uygun ile firmanın yeni modelleri, hedefleri, önümüzdeki döneme yönelik planları ve otomotiv sektörü ile ilgili konuşmak üzere Maslak'taki Doğuş OtoMotion'da buluştuk... 

İşte yeni modeller: Passat CC, Scirocco, Tiguan

Doğuş Power Center’ın içerisinde yer alan ve 25 milyon dolarlık yatırımla kurulan OtoMotion'da, Doğuş Grubu'nun distribütörlüğünü yaptığını markaların showroom'ları bir arada bulunuyor. İçeri girdiğiniz zaman, oldukça geniş bir alanda Volkswagen, Seat, Porsche, Skoda ve Audi gibi araçları müşterilerini beklerken görebilirsiniz. 
 

Eren GÜLER YAZIYOR

OtoMotion, showroom'ların yanında aslında bir aktivite merkezi olarak tasarlanmış. Doğuş Oto Maslak servis alanı ile toplamda 28 bin metrekareye ulaşan Doğuş OtoMotion'da çeşitli sergiler, konferanslar ve toplantılar düzenliyor. Özellikle şirketler de bu alana büyük ilgi gösteriyor.
 
OtoMotion'ın dünya çapında da büyük bir beğeni kazandığını anlatan Vedat Uygun, geçtiğimiz günlerde Volkswagen AG'nin eğitim toplantısının burada yapıldığını ve dünya genelinde birçok ülkenin katılımcılarının OtoMotion'da buluştuğunu belirtti. Başka ülkelerin de kendi topraklarında uygulamak üzere bu projeyi incelediğini söyleyen Uygun'a projenin çıkış noktasını sorarak röportaja başlıyoruz...
 
- Bu OtoMotion fikri nereden çıktı?
 
Doğuş Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk bir ara fuara gelmişti. Orada bütün markaların birarada olduğunu görüp bir proje geliştirdi. 'Bunu bütün  bir yıla yayalım, hergün yaşayan bir yerimiz olsun' dedi. Hem de biraz deneyimsel pazarlamaya yönelik aktiviteler olsun istedi.
 
Şu anda bir showroom olmasından öte aktivite merkezi haline geldi. Herkese açık bir merkez. En son Einstein sergisi vardı ve ciddi ilgi topladı. 100 bin kişiden fazla katılım oldu bu sergiye. Çocuk tiyatroları da yapılıyor, defile ve sergiler de yapılıyor. Mesela geçen gün Mango'nun defilesi yapıldı,  Oyakbank'ın yılbaşı partisi yapıldı. Bizim grubun zaten birçok aktivitesi burada yapılıyor. İyi bir aktivite merkezi oldu ve daha da geliştirilecek.

ZAM GELMEDEN ALMAK İSTEYENLER SATIŞLARI ARTIRDI

Bu kısa girişten sonra esas konumuz olan Volkswagen'e ve otomotiv pazarına geçiyoruz. İlk üç ayda otomotiv pazarındaki hızlı artışı 'zam gelmeden erken davranma' isteğine bağlayan Uygun, Volkswagen olarak 2008 ve sonrası için pazar paylarında ciddi bir artış öngördüklerini söyledi. Burada en büyük destek ise hem genel merkezden hem de yeni modellerden gelecek...
 
- İlk üç ayda ne kadar araç sattınız?

6 bine yakın araç sattık.
 
- Geçen seneye göre nasıl?
 
Geçen seneye göre toplam pazarda bir artış var. Mart sonu itibariyle toplam pazar 73-74 bine ulaştı. Geçen senenin aynı döneminde ise 53-54 binlerdeydik.  
Rakamsal bir artış var ama altını biraz farklı okumak lazım...
 
- Bu artış nereden kaynaklandı?
 
Bizim tahminlerimiz 2008'in geçen seneye eşdeğer bir pazar olacağını öngörüyor. Ocak-şubat dönemi de tahminler doğrultusunda gitti zaten.

Martta ise kurlarda artış yaşandığı için, 'zamlanmadan alalım' diyenlerle satışlar yükseldi.
 
Biz hala bütçemizi değiştirmedik. Yaşadığımız türbülansın nereye gideceği belli değil. Gideceği yöne göre önümüzdeki ay yeni bir planlama yapabiliriz. Ama şu an geçen sene ile aynı olacakmış gibi duruyor. O da işte toplamda 360 binlik binek araç pazarına denk geliyor.

/_np/5272/5435272.jpgPAZAR PAYIMIZI ARTIRACAĞIZ
 
- Sizin hedefleriniz nedir?
 
Bizim senaryomuz, geçen sene yüzde 7.5 olan pazar payımızı yüzde 8'e çıkarmak. Bu da 29-30 bin civarında toplam satışa denk geliyor. Geçen sene 26 bin seviyesinde bir satış gerçekleştirmiştik.
 
- Pazar aynı kalacak ama siz satışlarını artırmayı hedefliyorsunuz. Neye güveniyorsunuz?
 
İki şeye... Birincisi, bizim pazar payımızı belirleyen Volkswagen AG'nin bize yaptığı ikmal. Volkswagen'in dünya satışları her sene büyüdüğü ve onlar da talebe yetişemedikleri için Türkiye alokasyonları biraz eksik kalıyor. Bazı modelleri temin etmekte güçlük çekiyoruz. Geçen sene de bu  zorlukları çektik ve o nedenle yüzde 7.5'larda kaldık. Bu senenin ikinci yarısında ikmal sorununu bir miktar aşacağımızı düşünüyorum. Özellikle de otomatik ve dizel modellerde...

İkincisi, üç yeni model geliyor. Bunlar niş modeller gibi görünse de sonuçta adet olarak satışları artıracak. Bu üç modelde toplam 1500 civarında bir satış  
hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla hedeflediğimiz satış artışının yarısı yeni modellerden, yarısı da ikmalin kolaylaşması ile sağlanacak.

-Volkswagen olarak önümüzdeki yıllarda nasıl bir pazar payı hedefiniz var?
 

EN PAHALISI TUAREG 

- En pahalı aracınız hangisi?
 
Tuareg.
 
- Fiyatı ne kadar?
 
En çok satan modelimiz olan V6 dizel Tuareg 95 bin eurodan başlıyor. O segment araba için ideal bir motor ve ideal kombinasyon. Toplam 350-400 civarında Tuareg satıyoruz, bunun yüzde 75-80'i V6 TDI.

V10 TDI 115 bin euro civarında. En pahalı o ama hacim olarak bakarsanız V6.

- Bu sene kaç tane Tuareg satmayı hedefliyorsunuz?

Bu sene 400 adetlik bir satış hedefliyoruz.

Şimdi bu sene yüzde 8, ama önümüzdeki senelerde bu hedefi devamlı artıracağız. Çünkü Volkswagen'in arka arkaya yeni modelleri gelecek. Hem mevcut modeller yenilenecek hem de yepyeni segmentlere giriş olacak. 2009-2010 yılları Volkswagen'in patlama yılı olacak. Özellikle 2009'un ikinci yarısından sonra tam bir yeni model bombardımanı başlayacak.
 
Biz hep söylüyoruz, hedeflerimiz üç yıllık ve 2010'da yüzde 10 pazar payına ulaşmayı amaçlıyoruz. Çok ciddi bir pazar payı bu.
 
- Her sene 1'er puan artıracaksınız yani...
 
Aynen öyle. 2009'da yüzde 9, 2010'da yüzde 10 civarı bir pazara ulaşacağız.
 
- Bu dediğinizi yeni modellerle mi yapacaksınız?
 
Hem yeni modeller hem de şu anda olmadığınız bazı segmentler var, onlara da yöneleceğiz. Mesela Polo Sedan'ın segmentinde yokuz, 1.6 dizellerin bazı segmentlerinde yokuz. Onlar da geldikten sonra 2010'da yüzde 10'a ulaşacağız. Hatta 2011'de Up modeli de gelirse daha da ileriye gideceğiz. Ama resmi hedef yüzde 10...
 
-Avrupa'da Volkswagen'in pazar payı daha yüksek galiba...
 
Evet öyle... Avrupa'da Volkswagen'in payı yüzde 20'ler civarında ve pazar lideri...
 
-Sizin için de böyle bir nihai hedef olabilir mi?
 
Açık konuşmak lazım, o dediğiniz biraz zor... Çünkü Türkiye'de pazar payı yüzde 20'lerde olan bir marka yok zaten. En yüksek pazar payı Renault'da, o da yüzde 16 seviyesinde. Renault'dan sonra Tofaş ve Ford gibi firmalar geliyor ve pazar payı oralarda yüzde 10'lara kadar iniyor.

Volkswagen başta Almanya olmak üzere diğer büyük Avrupa ekonomilerinde çok güçlü ve yüzde 20'ye ulaşabiliyor ancak bizim burada o rakamı hedeflememiz çok zor... 

OTOMOBİL FİYATLARI YÜKSELECEK

- Piyasadaki dalgalanma satışları etkiliyor mu?
 
Evet, her şekilde etkiliyor. Eurodaki artış martın ortalarından sonra belirgin hale gelmeye başladı. O dönemde bütün markalar euroda bu yüzde 18'e varan artışı, ki bu ithal ürünlerde direk artıştır, fiyatlara yansıtamadılar. Çünkü aniden yansıtırsanız, mümkün değil satış yapamazsınız. Onun için kademeli olarak fiyatlara yansıyor. İşte yüzde 3-4 civarı bir zam yapıldı ama reel maliyet artışı yüzde 18'lere ulaştı. Şimdi müşteriler bu yüzde 18 artış beklentisini gözönüne alarak yüzde 3-4'lük zamlara rağmen alım yapıyorlar. 2006'daki dalgalanmada da buna benzer bir dönem yaşamıştık. Hakikaten o dönemde müşteriler daha çok satın almaya yöneliyorlar ki araç fiyatları daha yukarı çıkmadan sahip olabilsinler...
 
Euro bazında bakıldığında şu anda araçların en ucuz olduğu dönemi yaşıyoruz. Bundan sonra kademeli olarak sektörde fiyatlar artmaya devam edecek....
 
- Ne kadar zam geldi araçlara?
 
Yılbaşından bu yana yüzde 5-6 civarında zam yaptık. Ama maliyetler yüzde 15-18 arasında değişti.
 
- Bu artışı tek kalemde mi yaptınız?
 
Yok. Biz 15 Mart'tan bu yana yüzde 1-1.5 gibi küçük zamlar yapıyoruz. Öyle de yapmak lazım zaten. Aniden o fiyatlara gelemezsiniz. O zararı veya karsızlığı firma absorbe ediyor. Zaten böyle dönemlerde Volkswagen'in de desteği oluyor.Ancak yüksek maliyeti absorbe ettiğiniz dönem 2 aydır, 3 aydır...  Ondan sonra tüm pazar normal maliyetlere gelecektir...

- O zaman fiyatlardaki artış devam edecek...
 
Tabii... Euronun bu seviyelerde kalması durumunda artış devam edecektir. Parite ne kadar 2.10'larda kalır, ne kadar daha yukarı gider veya ne kadar iner bunu öngörmek, hele biz ekonomist de değiliz, hiç mümkün değil.
 
Şu anda maliyetler yükseliyor. Sadece ithal araçlar için değil yerli araçlar için de yükseliyor. Petrol fiyatları artıyor, onlar artınca plastik artıyor ve bazı ara mal fiyatları da yükselince maliyetlere etki ediyor. Sonuçta tüm otomotiv sektörü bu yükselen maliyetleri fiyatlara yansıtacak. Ama tabii bunu kademeli yapmak zorundasınız. Tüm türbülans dönemlerinde böyle olur...
 
DİZELDEN BENZİNLİYE KAYMA OLACAK

- Son zamanlarda akaryakıta gelen zamlar araç satışlarını etkiler mi?
 
Türkiye'de araç fiyatları makul yerlerde olduğu için ben etkileyeceğini düşünmüyorum. Bir tek işte dizel benzine çok yaklaştı ve orada dizel kullanıcıları dizele yaptıkları yatırımın karşılığını alamamaya başladı.  Biraz bu dönemde yılda belirli bir kilometrenin altında yol yapan müşterinin benzinli araca yönelmesi söz konusu olabilir.
 
Zaten benzinli ile dizel arasındaki farkın bu kadar açılması Türkiye'de olan sübvansiyonlardandır. Dünyanın hiçbir yerinde dizel-benzin fiyatı bu kadar açık değildi, son zamlarla dünya seviyelerine geldi...
 
- Çok hızlı geldi ama...

Evet çok hızlı geldi çünkü hükümet dizeldeki sübvansiyonu azalttı. Son 6 aydır böyle bir süreç var. Yılbaşında benzin ile dizel arasındaki fiyat farkı yüzde 23 seviyesinde iken şimdi yüzde 11'e kadar indi. 
 
Dizelin ucuz olmasının nedeni binek otomobiller için değil aslında. Bu teşvikler düzelin ticari hayattaki kullanıını ve tarımdaki önemi gözetilerek yapıldı. Esas sübvansiyonun nedeni oydu. Ama herhalde makroekonomik dengeler açısından dünya standartlarına getirdiler. Dünyada da benzin ile dizel arasındaki fiyat farkı yüzde 10-15'ler seviyesinde. Biz de o seviyelere geldik.
 
Biz zaten şunu hep söylüyoruz. Modeline göre yılda 30 bin veya 50 binin altında yol yapan müşterilerin dizel alması pek mantıklı değil. Hem ilk yatırımı daha fazla, hem de bakım maliyetleri yüksek. Daha profesyonel işi dizel. O anlamda yüksek kilometre yapmayan bir sürücü için benzinli araç daha mantıklı.
 
- O zaman pazarda dizelden benzinliye bir kayma olacak...
 
Evet, öyle olacağını tahmin ediyoruz. Ama uzun vadede gerçekleşecek. Çünkü biraz da alışkanlıklar bunlar. Yüzde 50-50 gibi olan dizel-benzinli oranı bundan sonra benzinliye doğru kayacaktır. Özellikle az kilometre yol yapanlarda kayış daha belirgin olacaktır.

- Sizin satışlarınızda dizel-benzinli oranı nedir?
 
Bizim modellerimiz arasında dizelin payının en yüksek olduğu araçlar Polo ve Passat. Burada dizelin payı yarıya yakın. Golf ve Jetta'da vergi dezavantajı nedeniyle çok daha düşük. Ancak total ortalamada yüzde 35 diyebiliriz. 
 
SATIŞ LİDERİ PASSAT

- En çok hangi markanız satılıyor?  

VARIANT'A ÖZEL İLGİ

Vedat Uygun markanın hedeflerini anlatıken Passat'ın Variant modeline de özel bir vurgu yapıyor. Variant aslında bizim bildiğimiz station (steyşın) modeline verilen ad. Yani arkada büyük bir bagajı olan araç. Ancak onlar Variant denmesini tercih ediyor...

"Variant Türkiye'de çok tercih edilmiyor eskiden beri. Biz şimdi Variant modelinin üzerine bir kampanya başlattık. Variant ile sedanı aynı fiyattan satıyoruz. 

Variant modelinin toplam Passat içeisindeki satış oranı yüzde 3'lerdeydi. Bir sene içerisinde biz bu oranı yüzde 10-15'e ulaştırdık. Avrupa'da ise yüzde 50-50 bu oran. Biz şimdi bu variant modelinin pazar payını yükseltmeye çalışıyoruz. Bizi takip eden başka markalar da oluyor. Önümüzdeki dönemde bu modelin payının artmasını bekliyoruz."

Biz en çok Passat satıyoruz. Onu Jetta izliyor.

Passat segmentinde yüzde 25-27 arasında pazar payına sahibiz. Hatta dönem dönem yüzde 30'lara çıkıyor bu oran. Şu da önemli; Passat pazara yeni girişlerden de etkilenmiyor. Yeni girişler pazarın kalan yüzde 75'indeki sıralamayı değiştiriyor. Passat her şekilde minimum yüzde 25'lik kemik pazarını koruyor.
 
Passat çok güçlü bir marka. Hatta bazı şehirlerde Volkswagen markasının bile üzerine çıkıyor. Van'da, Urfa'da Diyarbakır'da adam Volkwsagen bayii demiyor, 'Passat bayinin önündeyim' diyor. Van bayinin satışlarının yarısı Passat mesela. Anadolu'da özellikle çok ilgi görüyor.

- Passat'ı daha çok kime satıyorsunuz?
 
Bir kere filolar çok önemli. Özellikle yönetici ve makam arabaları olarak ciddi bir oranı var. Büyük ve geniş aileler de tercih ediyor. Araç güvenli, büyük ve konforlu. Esnaf ve KOBİ'ler de tercih ediyor. Cinsiyet olarak bakarsak ise erkeklerin oranı çok yüksek.

- Jetta'nın satışlarından memnun musunuz?
 
Evet çok memnunuz. Jetta satışları da Passat'a çok yakın.
 
- Onu daha çok kimlere satıyorsunuz?
 
Orada da çok ciddi bir filo satışı var. Tam orta kademe yöneticilerinin arabası Jetta. Aynı zamanda genişlik ve görüntü olarak da aile arabası.
 
-Müşteriler Jetta'nın en çok hangi özelliğini beğeniyor?
 

-Marka bağlılığı ne düzeyde?
 
Passat segmentinde müşteri sadakati çok yüksek. Yüzde 58'ler civarında. Sonuçta Passat'ını satan adam ihtiyaçları değişmemişse büyük oranda yine Passat alıyor. Çünkü Passat'ın fayda/fiyat dengesi çok yüksek. Yani belki satın alma maliyeti olarak ötekilerden çok az daha fazla fark veriyor ama aldığı şey daha fazla. Prestij, ikinci el değeri, sürüş keyfi...

Passat müşterisi genelde Passat'ı farklı bir segmente, daha yukarıda bir yere koyuyor. Mesela Passat B segmentinde ama müşteri Passat'ı B buçuk gibi algılıyor.

- Golf'te ve Polo'da müşteri sadakati ne durumda?
 
Bir Passat kadar olmasa da Volkswagen'in genel müşteri bağımlılığı yüzde 50'nin üzerinde. Golf'ün Polo'ya göre biraz daha yüksek. Çünkü Polo'nun segmenti çok fazla fiyat odaklı. Orada hiçbir markanın zaten çok yüksek müşteri sadakati yok. Markayı seven müşteriler olabilir ama sonuçta orada 1000 YTL, 500 YTL gibi rakamlar bile satışları etkiliyor. 

Ebat olarak segmentinde çok geniş ve konforlu. Bagaj üstünlüğü var. Tasarımı güzel ve Türkiye'ye çok uygun. Bir de Volkswagen'in o tokluğu var ya, içine girince herşeyi bir tarafına bırakın, o plastiğin görüntüsü ve bir çukura girdiğinizdeki tok ses, süspansiyon ve sağlam görüntü çok etkiliyor. Aileler, KOBİ'ler ve orta kademe yöneticiler ciddi bir şekilde tercih ediyor.

- Sizin aracınız ne marka?
Ben 3 yıldır Passat Variant kullanıyorum.
 
- Volkswagen'den başka aracınız oldu mu?
97'de VW'ye geçtim, o tarihten bu yana ben ve eşim Volkswagen kullanıyoruz.

YENİ MODELLER YOLA ÇIKTI

İşte yeni modeller: Passat CC, Scirocco, Tiguan
 
-Yeni modeller ne zaman gelecek?
 
Bu sene üç yeni model getireceğiz: Scirocco, Passat CC ve Tiguan. Scirocco ve Passat CC eylül ayından sonra, Tiguan'ı ağustostan itibaren getireceğiz. Tam tarihleri mayıs ayında belli olacak. Ama şu andaki beklentiler böyle.

- Passat CC'nin ne farkı olacak?
 
Şunu söyleyeyim, tamamen Passat'tan farklı. Passat CC dört kapı coupe bir araç. Türkiye'de o segmentte fazla bir araç yok aslında. Daha çok orta ve üst düzey yöneticilere yönelik bir araç. Hafta içi makam aracı olarak kullanacak, hafta sonu da spor coupe olarak kullanabileceği bir araç. Mesela Passat Variant'ı hafta içi makam aracı hafta sonu life-style aracı olarak kullanabilirsiniz. Passat CC ise hafta sonları daha çok spor araba tercih edenlere yönelik. Daha genç bir araba... Özellikle genç yaştaki yöneticiler ilgi gösterecek. 
 
Aracın arkasında iki kişilik koltuk var. Genişlik olarak yine üç kişilik ama ortada konsol var. Arkada hem makam arabası gibi olacak ama direksiyona geçtiğinizde spor araba keyfini yaşayabileceğiniz bir araba.

- Yurtdışında piyasaya çıktı mı?

/_np/6436/5436436.jpgÖnümüzdeki ay içerisinde ilk olarak Almanya'da piyasaya çıkacak. Eylülden sonra da bize gelecek. 

- Scrirocco nasıl bir araç?
 
Segmentte pek olmayan bir araç. Ulaşılabilir spor araba diye çıkıyor. Hakikaten ulaşılabilir, her gencin kullanabileceği iki kapılı çok şık bir spor araç. Şimdi çok da modern bir görünüşe geldi. Tamamen spor araba olarak dizayn edildi.

Ondan da çok ümitliyiz. Yıllık 500-600 adetlik bir satış hedefliyoruz ki o da kendi segmenti için iyi bir rakam.

- Fiyatı belli mi?
 
Fiyat henüz belli değil ama şöyle söyleyeyim; Golf'ün yüzde 15-20 daha üzerinde olacak. Golf fiyatları şu anda 40 bin YTL civarından başlıyor. Bir spor görünümlü coupe için ulaşılabilir fiyatlarda gelecek... 

TIGUAN'DA AVRUPA'DA 11 AY SIRA VAR
 
Volkswagen bu sene müşterileri ile tanıştıracağı Tiguan konusunda da çok iddialı. Compact SUV segmentindeki araç ile o alandaki bir boşluğu dolduracaklarını belirten Uygun, ancak Volkswagen'den yeterli ikmali alamadıklarını belirtiyor. Çünkü araç Avrupa'da da büyük ilgi görüyor. Hatta öyle ki müşteriler şimdiden 11 ay sıra beklemeye razı...
 
"Tiguan'da hedef çok yüksek ama ciddi bir alokasyon sorunumuz var. Yoksa bizim hedefimiz 2 bine ulaşmak. Ama Avrupa'da 11 ay sıra bekliyor müşteri. Önce yazılıyor insanlar sonra aylarca bekliyor. Acayip bir sıra var orada.
 
Bize düşen araç adedi 500 civarında olacak. Bu sene onları satacağız ve önümüzde sene binlerin üzerine ulaşacağız. /_np/6410/5436410.jpg

İlk Tiguan'ı hem Antalya'da hem İstinye Park'ta sergiliyoruz. Dün Antalya bayii aradı, 'abi ben bu sene 200 tane istiyorum' dedi. Ee zaten toplam 500 tane gelecek. Tiguan'a çok büyük bir ilgi olacak. Bu nedenle Tiguan almak isteyenin acele etmesi gerekiyor.

İlk 50 araba gelmek üzere... Onları yetkili satıcılarımıza veriyoruz. Onlar hem test sürüşü hem tanıtım yapacaklar, ayrıca sipariş toplayacaklar.

- Fiyatları nasıl?
 
2x2'ler 30 bin eurodan başlayacak. 4x2'ler ise 32 bin eurodan başlıyor. 1.4 TSI motor var ve araç 150 beygir. Fiyatlar 30-45 bin euro arasında değişecek.

- Araç hangi segmentte yer alacak?
 
Aracın tam olarak sınıfı compact SUV. Yani o büyük arazi araçlarının daha küçük sınıfı. Toyota Rav4, Freelander ve BMW X3'ün segmenti.

GOLF'ÜN KASASI SENEYE DEĞİŞİYOR

/_np/5284/5435284.jpgVolkswagen, model atağında önümüzdeki sene gaza basacak. Yeni modeller yanında markanın efsane aracı Golf'ün de yüzü değişecek. Golf'ten sonra 2011'e kadar tüm ürün gamı yenilenmiş olacak... Vedat Uygun, yaşanacak değişim sürecini anlatıyor...

"2009'dan sonra arka arkaya model değişiklikleri ve yeni modeller gelecek. 2009'un ikinci yarısı ile 2011 arasında hemen hemen tüm modeller değişecek. Örneğin Golf büyük ihtimalle seneye değişecek.

-Ya Polo?

Polo Golf'ten sonra gelecek. İlk sırada Golf var, ondan sonra da arka arkaya değişikilikler gelecek. 2011'e kadar bütün model gamı değişmiş olacak.
 
- Önümüzdeki dönemde yeni kampanyalar gelecek mi?
 
Bugün yaşadığımız şey aslında kampanya. Bir fiyat kampanyası anlamında, yapılan zamlar gerçek maliyetlere ulaşamamış durumda. Ama bu yavaş yavaş maliyetlere yaklaşacak.
 
Onun dışında kampanya anlamında 'Yepyeni Paket' diye bir kampanyamız var. Bunun içinde 2+2 yıl uzatılmış garanti var, 2 yıl kasko yapıyoruz, 4 yıl yol yardımı veriyoruz, ayrıca takas desteği sağlıyoruz. Mesela aylık 40 YTL farkla bu paketi satın alabiliyor tüketici. Öteki taraftan fiyatlar zaten şu anda euro bazında çok düşük seviyede.

KREDİ KULLANMA ORANI YARIDAN FAZLA

-Müşterilerin kredi kullanma oranı nedir?
 
Volkswagen Doğuş Finans (VDF) kanalı ile kullananlar yüzde 40-45 civarında. Başka bankaları da kullananları sayarsak kredi ile alım oranı yüzde 60'a ulaşır herhalde. Ama bizde VDF çok kuvvetli. Müşteri showroom'dan çıkmadan krediyi kullanabiliyor, çok kısa sürede onay geliyor... Bu nedenle müşteriler VDF'yi çok tercih ediyor.

1 SENEDE NELER DEĞİŞTİ?

OTOMOTİVE ADANAN BİR KARİYER...

Volkswagen Binek Araç Genel Müdürü Vedat Uygun'un kariyeri 1979 yılında ODTÜ Makine Mühendisliğinden mezun olmasıyla başlıyor. Aslında hedefi termik santrallerde çalışmaktır ama hayat onu otomotive atıyor. Ve bir daha da çıkarmıyor... Uygun'un kariyer hikayesini kendi ağzından dinleyelim...

"Sektöre 1981 yılında Otosan'da ürün geliştirme bölümünde başladım. Orada toplam 16 sene çalıştım. Arada 1.5 sene de Isuzu var.

Ben çok uzun seneler mühendislik yaptım. Otosan'da bizim bir genel müdürümüz vardı, Macit Akman. Bize hep takılırdı 'siz mühendisler' diye. Onlar işletmeci ya... Ben de kızdım gittim Koç Üniversitesi'ne MBA yaptım. Sonra da satış pazarlamacı oldum.

97 kasımda satış sonrası hizmetlerden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak Volkswagen'e geldim. 1999'un 15 Nisanı'nda ticari araç bölümüne geçtim, 2007 hazirana kadar orada çalıştım. O tarihten bu yana da binek araç bölümündeyim. 

Vedat Uygun, 11 senedir Volkswagen'de çalışıyor. Geçen sene Volkswagen'in Binek Araç bölümünün başına geçmeden önce markanın ticari araçlar bölümünden sorumluydu. Şimdi ise binek tarafında... 

Uygun, göreve geldiği tarihten bu yana geçen yaklaşık 1 yıllık süreyi değerlendirdi...

- Yaklaşık 1 seneden beri buradasınız. Neleri değiştirdiniz?

Zaten çok sağlam bir sistem var burada. O anlamda böyle herşeyi değiştirdik diye birşey söz konusu değil. Bizim geçen sene en önem verdiğimiz proje Passat Variant projesiydi. Onun haricinde showroomları daha şık hale getiriyoruz. Ayrıca Volkswagen üçüncü senedir arka arkaya müşterisini en çok memnun eden marka seçildi. Orada daha da gelişiyoruz. Özellikle satış sonrasında muazzam gelişmeler var.

Biz Volkswagen olarak 90'ların sonu 2000'lerin başında araç satış adetlerimiz teşkilattan daha hızlı büyüdüğü için yetkili servislerde bazı kapasite sıkıntıları oldu. Ama şimdi bu sıkıntılar giderildi, ekipler tamamlandı ve servisler yeni, modern binalarına kavuştu. Şu anda o anlamda Volkswagen satış sonrasına yönelik müşterilerin algısı da çok hızlı değişiyor. Son 2-3 senedir ciddi atılımlar var müşteri memnuniyetinde. Rakamlar da ortada zaten. Satış sonrası müşteri memnuniyeti yüzde 30-40 iyileşti.

Bu konuda Volkswagen AG de  Türkiye'deki gelişmelerden çok memnun.

- Modellerden ortak bir şikayet var mı?

Yok ama şöyle bir durum sözkonusu: Kullanma maliyeti yüksek algısı var. İthal marka parçası daha pahalıdır filan diye... Ama realiteye bakarsanız çok düşük bir fiyat farkı var. Kullanım maliyetlerine bakarsanız hatta daha ucuzdur çünk araçlar kolay kolay arıza yapmaz, daha seyrek servise gider.

İşte bizim biraz müşteri algısını değiştirmemiz gerekiyor. Yedek parçası pahalıdır, servisi pahalıdır, kullanma maliyeti yüksektir gibi algı olabiliyor. Biraz oraya yoğunlaşmalıyız. Şu anda sıkıntı olarak görebileceğiz durum o.

- Volkswagen'in Türkiye'de yatırım planı var mı?

O konu çok konuşuldu ama VW'nin yeni bir yatırım planı yok.

23/4/2008

En çok kulanılan 2500 ingilizce kelime

Onbinlerce kelime bulunan İngilizce’de bir konuyu anlamanın en önemli unsurlarından biri tartışmasız bilinen kelime sayısıdır.
Eğer en çok konuşulan 2500 kelimeyi öğrenirseniz ,normal bir yazının %85 ini,ikinci 1500 kelimeyi
öğrenirseniz ise %95 ini anlayabilirsiniz.


Excel Tablosunda



İndirmek İçin



ALINTI